Bölüm: VigilanceKirsal Bolgede . . .Teror guclu kanatlariyla ates puskurerek geliyor. Onlar acgozlu, istahi kabarik ve bu istahi kesinlikle doyurmak niyetinde olan yaratiklar. . . Bu arbedeyi bolerek kustahca saldiriyorlar. Insanlari inancsiz ve pervasizca ayni avini parcalayarak yutan bir canavardan farksiz parcaliyorlar. . . Bu savasan sansiz ruhlara giydirilmis nasil bir dehset cehresidir ki, bu ruhlar secilmis, panik icinde kacisan, korkunc keskin disler ve ardina kadar acilmis agizlar tarafindan parcalara ayrilan bir kalabalik.
Bu obur seyler buyuk degiller, evet bunlar kucuk ejderhalar fakat cok vahsiler ve beklemedigin her an beliren milyonlarcasi var. . .
Baş şehirlerde:Toplantılar düzenleniyor, Komiteler toplanıyor. Kızgın yumruklar tahta masalara vuruluyor ve suçlamalar duyuluyor. Bu El Morad köpeklerinin elinin altında çıktı eminim! Bizim sonumuzu getirmeye çalışıyorlar. ve `Kara kalpli kuzenlerimiz Karusu şuçlayın vahşilikleri sınır tanımıyor! Her iki tarafın da suçlamaları ve sebepleri farklı ancak aynı yol üzerinde tek bir sonuca ulaşıyor: Savaş
Savaş başlamalı.Ama öncelikle bu tehditle ilgilenilmeli. öncelikle ejderler yakalanmalı, yok edilmeli. Cesur olunmalı ve korku yayılmamalı! Vatanını seven her askerin ve sivilin, ülkesini savunmaya çagırıyoruz.
Bedeli yuksekti.Savascilar yanarak komur haline gelmis veya kiriklar icinde, yuzlerce harap olmus Karus ve El Morad cesedi tipki cope atilmis oyuncak bebekler gibi yerlere sacilmisti. Felankor, buyuk ve iri pencesini atarak, topragi alt ust etti. Kendisine karsi koymus gozuken kalabaligin ustune dogru ofkeli bir ates topu fiskirtti.
Koyun ,diye dusundu, karni ac bir sekilde... Okcuyu agziyla kapti ve ani bir hareketle aci icinde feryat eden okcuyu havaya firlatti ve tekrar agzina dusmesini bekleyerek, tum silahlari ve zirhiyla birlikte midesine indirdi.
Onlarin oklari hemen hemen hic acitmiyordu, kiliclari ve baltalari yasli pullarini siyirip geciyordu. Buyuk ejderha cocuklarini, onlari rahatsiz ederken ve kanatlarini isiriken gururla izledi. Uzun zamandir bu insanlar yesiller, pembelerden farksiz surekli ailemin sayisini azalttilar ve bizi degerli hazinelerimiz icin yok olmanin esigine kadar suruklediler.Fakat simdi hersey tersine dondu. Simdi Felankor onlarin sahip olduguna muhtacti. Basit duyarsiz insanlar. Ve o, istedigini almak icin milyonlarcasini kilictan gecirirdi!
Felankor olecekti, bunu biliyordu. Insanlar, kendisinden ve ailesinden galibiyeti henuz dusunemeyecegi kadar sayica ustunduler ama dondurebilirdi. Insanlar icinde kendisine sadik ve onunla gelecek hayallerini paylasan ve Felankor zamanini yeniden hayata dondurecek bircok kisi vardi ve bu, gorev basariyla tamamlanana kadar olacakti.
El Morad Kalesi'nde halkin savasa karsi buyuk bir ofkesi vardi."Karuslar da bizim kadar etkilendiler!Bizim savascilarimizin yaninda onlarin savascilarinin da dustugunu gormediniz mi? Bu onlarin isi degil, ucuncu kotu niyetli sahislarin isi!"dedi sagduyunun sesi. Maalesef, sagduyu karanlik zamanlarda hic hos karsilanmazdi.
Gelen karsilik suydu: "Bu bir oyun, bir hile ve cok basit bir oyun". "Karuslar'in zalim plani, bizim duzmece, gecici bir guvenlik duygusuna kapilmamizi saglayarak, bizi sakinlestirip, yatistirmak. Onlarin plani amacina ulasmadan biz hizli bir sekilde misilleme yapmaliyiz"
Benzer ofke dolu tartismalar Luferson'in dort bir yaninda yasandi. Dunya, bir ucurumun kenarinda sendeliyor gibi gozukuyordu.
Bu ejderhalar nereden geldi? Felankor neyin pesinde? Karus ve El Morad bir kez daha birbirlerine karsi savas ilan edecekler mi? Tum bu sorularin cevaplari ve daha fazlasini Bolum 1; Tetikte Bekleme isimli bolumde bulabilirsiniz. Knight Online Forever Destani'nda olaylar her bolumunde carpici gelismelerle devam ediyor! daha fazlasini ogrenmek icin takip ediniz.
Bölüm: 2: ReturnKaranlik golgeler Ronark Topraklarinin,Colony bolgesinin ustune coktu..
"Anita dogru, cocuklarim!" diye kukredi yasli dragon Felankor canaga dogru egilirken, gorunusu, parlak pullarla kapli, gokyuzunde bir yandan obur yana kemer gibi kavis yapan bir kursunu andiriyordu. Herbiri dislerini gosteren bir takim kucuk sekiller tarafindan takip ediliyordu.
Savascilar, insan irklari Karus ve El Morad arasinda sonu gelmeyen bu mucadelede canlarini dislerine takip savasmislardi. Ne kadar aptalmislar ki, aralarindaki bu anlamsiz cekismelerine deger vermisler. Felankor, her durumda ve cok yakinda kendi odulunu alacakti. Gerekli olan sadece biraz sabirdi.
Felankor binlerce yildir bekliyordu. Elinde fazlasiyla olan birsey varsa o da; sabirdi.
* * * *
Onlar, ona Energy Kayasi diyorlardi.
"Bu nereden geliyor?" diye mirildandi Buyu Arastirmalari Okulu Direktoru kaslarini catarak. Bu hayaletsi solgun, bilim adamlarinin veya medyumlarin karisimlarinin da uzerinde bir yesillik yayan nesne, los odanin ortasinda parlamaya ve titresmeye basladi. Hepsinin damarlarinda bastan sona El Morad kaninin akmasina ragmen, sizan tuhaf, urkutucu yesilde herkes Karus'dan birileri gibi gorunuyordu.
Bu, Buyu Arastirmalar Okulu Direktoru'nun catik kaslarinin daha da cok catilmasina neden oldu. Kendisi ve korkunc Karus arasinda hicbir benzerlik olamazdi.
"Efendim!" dedi General, tum dikkati uzerine toplayarak, sik bir sekilde selamladi. "Karus ile olan savasimiz sirasinda, Felankor'a eslik eden canavarlardan biri Dark Dragon'dan ele gecirildi"
Buyu Arastirmalari Okulu Direktoru, ellerini arkada kavusturdu ve bir adim atarak yaklasti. Bu cok buyuk gucu olan bir nesne. Felankor bunu hangi amacla kullaniyor olabilir? Ve bu ne icin?
Enerji Kayalari herkesin suphelendigi kadar tehlikeli idi. Kalmalarina izin verilemezdi.
Kraliyet Ailesi koleksiyoncusu topraklari dolasti. Tum askerlere, ciftcilere, maceraperestlere ve asillere, tum Enerji Kayasini ele gecirmis olanlara onu geri vermeleri icin yalvardi.Yaninda onlari tasimak icin ozel olarak tasarlanmis bir saklama kabi tasiyordu ve oylesine bostu ki yurudukce bacagina carpiyordu. Gittigi her yerde, degis tokus icin teklif ettigi degeri dusuk Silvery Gem'i gosterdiginde halk tarafindan asagilandi, yuhalandi ve alayla karsilandi.
Onlarin degerli Enerji Kayasi icin gosterilen bu bagis icin "Bu alay ne?" diye haykirdilar yuzune. 'Silvery Gem'in sana kalsin! Yuz tanesi benim bir Enerji Kayam etmez!
Nereye gittiyse hic birsey farketmedi, hepsi ayni tepkiyi verdi.Yuzler saskin, asik ve acgozlu, parildayan kayanin yanibasinda durarak, kayaya sanki aldiklari nefesten daha buyuk bir odulmuscesine deger veriyorlardi. Kahretsin diye dusundu koleksiyoncu pismanlik icinde. Keske bilselerdi. Keske kendilerine ne yapacagini anlayabilselerdi.
Kuruldaki ustadlari, koleksiyonunu kendilerine sundugunda hiddetle baktilar.
"Sadece iki enerji kayasi mi? dedi sivri sakkali olan. Atesin isigi yara izi olan korkunc yuzunde adeta oynuyordu.Tum topraklarda mi? Kelimeleri yavasca ama dusunceli bir sekilde soylendi.
Hafif bir gulumseme yayildi sonunda dudaklarina." Simdi biliyoruz. Bu kayalarin gercek gucu tahrip etmelerinde degil, yozlastirma ve bozma yeteneginde. Uyarildilar. Ruhlarina ne olabilecegi konusunda hepsi uyarildi ama hala vermeyi reddediyorlar."
Belki hala kurtuluslari icin cok gec degildir? dedi Kraliyet Koleksiyoncusu. Kelimeleri buyuk Kurul Salonu'nda cok onemsiz ve kucuk kaldi.
"Belki de degildir,"diye derin dusuncelere daldi sivri sakalli olan. "Farketmez. Bu iki numune uzerinde calismaliyiz. Cevaplarimizi alacagiz. Sonsuz sadakatlerini gosteren bu ikisine, ozel birseyler ver ....ozel, cok ozel. Dunya onlarin yaptigi bu fedakarligi ve kahramanligi bilmeli.
Ve oyle de oldu. Kraliyet Koleksiyoncusu, Enerji Kayalarini onemsiz Silvery Gem karsiliginda veren iki savasciya giderek onlari comertce odullendirdi. Bu davranislarinin haberleri cok uzaklara kadar yayildi. Enerji Kayalarina sikica yapisip vermeyenler hic olmadiklari kadar sinirlendiler. Kiskancliklari ve ofkeleri sinir tanimiyordu. Enerji Kayalarini veren savascilarin isimlerini lanetlediler. Onlardan sadece yeni odullerinden dolayi degil, ayrica kendilerininkini vermeyenlere sergiledikleri zayifliktan oturu nefret ettiler.
* * * *
Karus ve El Morad irklari savasa dogru ilerlediler.
"Ejderhalariniz durdurulmali! Karus irki dusmanliklarinda hic bu kadar curetkar olmamisti!" diye bagirdi kuruldaki El Morad temsilcileri.
"Bu ustu ortulu suclamalariniz anlamsiz. Ejderhalari bize siz getirdiniz!" diye bagirdi Karus temsilcileri karsilik olarak.
Bu iki irk arasindaki cekisme kaynama noktasina geldi. Savas kacinilmaz. Ilk savas Ronark Land'de yapilacak.
Knight Online Forever Bolum 2: Donus devam ediyor!
Bölüm: 3: KeşifChapter 2 'nin sonuc bolumunde...
Oyunculardan essiz gucun esyalarini, gonullu olarak teslim etmeleri ve kisisel kazanclarini halkin iyiligi icin feda etmeleri istendi. Oyuncular, Enerji Rocklarinin guclerini kullanarak Bifrosta giden muhurlu kapiyi actilar. Gardiyan Ultima, cabalari icin onlari ovgulendirip ayrica bir sorun hakkinda uyardi : Dragon saldirilarina neden, Karus veya El-Murad degil, tehlikeli bir tapinak tarafindan olusturulmus irklarin uyeleriydi. Ultima , herkesi farklarini belirlemeleri icin zorladi, eger yapmazlarsa bu tapinagin kiyameti getirecegi konusunda onlari uyardi. Bu yolculuklarinda onlara yardim etmek icin her irktan iki savasciya en guclu esyasini verdi, daha once hickimsede gorulmemis bir esya... Bu esyayla, oyuncular nihayet tapinagin yerini bulup dorduncu dragonun koleleri olmaktan kurtulacaklardi.
Chapter 3 'te oyuncular Carnac History'sindeki en onemli mucadelenin zirvesindedir! Askerler, Karus ve El Morad topraklarini yagmalayip kendilerine karsi gelerek hayatlarini riske atacak savasiclar aramaktayken, esrarangiz tapinak, karanlik cukurunda zamanini beklemektedir! Ilgilenen oyuncular, oyun icinde Power Up Store'a girmelisiniz. Bu etkinlik buyuk tehlikeler icerdigi icin level 55 ve yukarisi oyunculara ayrilmistir. Bu nedenle sadece cesur olanlar basvurmalidir!
Knight Online Forever, aylik GM etkinliklerinin esas hikayesinin serisidir. Icinde oyuncular zor kararlara meydan okuyarak sadece hikayenin yonunu degistirmekle kalmayip, butun oyunun kaderini de degistirirler! Destan bu yil sonundaki kacinilmaz sonuna dogru yol alirken siz de mucadeleye, odulllere ve suprizlere hazirlikli olun!
Chapter 3 'te oyuncular, kendi karakterlerini tehlikeye atarak yine benzer bir kararla karsi karsiya gelir. Simdi Dunyayi esrarengiz tapinagin tehklikesinden kurtarabilmek icin kendi Experience ve Nation Pointlerini kaybetme riski alirlar. Odul henuz belli degil, tehlike ise kesin... Oyuncular galip gelebilecekler mi? Yoksa esrarengiz tapinak henuz bilinmeyen karanlik amaclarina ulasabilecek mi? Ultima onlara neden yardim ediyor? Knight Online Forever Chapter 3, 26 Mart'ta yeniden basladiginda kesfedin!
Bölüm: 4: Ionia`Felankor başarısızlığa uğradı' diye Ağustos rüzgarı gibi bedeninden ayrılmış bir ses geldi.
Krowaz'ın içinde sönmüş bir volkan gibi kızgınlık yatıyordu. ölü hatlarının üstüne sadece sadece titrek, hafif bir duygu cüppesi giymişti.
`Kaybettin'
` Hayat dediğin nedir ki; bir son zafer ile noktalanan bir sürü yenilgi' diye gürledi Krowz kafataslarından yapılmış tahtının üstündeki yerini değiştirirken.
Hava tıpkı nefessiz bir kahkaha sesi gibi dalgalandı.
` çok açık bir şekilde ortaya kondu. ölüm Tanrısı için bile.'
`Farkedeceksin ki ölüm insana hayatı tasarlamak için oldukça fazla ama bunların değerini takdir etmek için çok az zaman verir.'
Gözleri önünde bir ses ve hava sanki ortadan ikiye ayrılır gibi oldu ve birşeyler değişti titreşti ve birden kendini Akara'nın huzurunda buldu.
Hayat Tanrıçası: `ölüler bu kadar mı iyi?'diye sordu.
Krowaz: `Sen bir taraf bile seçemedin' diye cevap verdi başı boş, hala canlı bir şimsek enerjisi göderirken Tanrıça'ya. Tanrıça'nın görüntüsü soldu ve şimsek durduğu tapınağın zeminine çarptı.Tanrıça tekrar belirirken açılan çukurdan hafif bir duman yayıldı. `Denemek asla kaybettirmez' diyerek alaylı bir şekilde güldü Krowaz.
Akara tozlu mermer zeminde yalın ayak yürüyerek yaklaştı. çok büyülü bir güzelliği vardı, sonuç olarak bir Tanrıçaydı.Yürürken hafif bir güçsüzlük hissediliyordu. Biraz dikkatli inceleyince, saçları o gençliğin vermiş olduğu ışıltıyı kaybetmiş ve cildi eskiden olduğu gibi ışık saçmıyordu.Gözlerinin çevresi çizgilerle dolmuştu ve....gözleri...önceleri muhteşem kehribar mücevherler gibi parıldayan gözlerinin ışığı solmuştu.Hayatın bitkinliği, bu genç ve dinç Tanrıça'nın ateşini ve coşkusunu yavaş yavaş alıyordu.Tanrıça konuşmaya başladığında, Krowaz farketti ki bu ses, yıllar önce sahip olduğu emreden, hükmeden ses değildi artık.Yapay bir güç gösterişiydi.
`Farkediyorsun ki güçsüzüm'dedi Tanrıça bakışlarını kaçırarak.Bir eli aşağı doğru sallandı ve küçük küçük altın pırıltılar elini takip ederek havada iz bıraktı.Boş tapınağın içi bir an bu pırıltılarla aydınlandı. `Son aylarda çok ölüm oldu ve gücümün gittikçe azaldığını hissettim.Karus zaferine o kadar odaklanmıştım ki senin entrikalarını fark edemedim. Fark ettiğimde ise artık çok geç olmuştu.şimdi burdasın, ölüm Tanrısı, Herşeyin sonu...'Akara bakışlarını Krowaz'ın gözlerinin içine bakmak için çevirdi. Krowaz gözlerini kaçırdı.
`.... Tıpkı içi boş, cansız bir midye gibi görünüyorsun daha öcne olduğun gibi.Kaybettin'diye homurdandı Krowaz.
`şimdi bile öfkeden delirmiş Orclar ve Insanlar Moradon,Luferson ve El Morad'ı hergün yağmalıyor.ölümden öte daimi bir güç akışın olmalı. Merak ediyorum..gücün nereye gidiyor? Niye daha çok güçlü gözükmüyorsun?'
`Krowaz zalimce gülümsedi baş parmağını ve işaret parmağını birbirine sürterek. ölü cildinde ölü cildinin çoğalan, şekillenen,kötü niyetli daha çok büyümeye başlayan küçük siyah kemik ve kıkırdak zerreleri havada dağılarak birbirini kazıdı. Sonunda hava girdap gibi döndü ve binlerce yaratık üşüştü. Yarasalar kanat çırpıp, tiz sesleriyle haykırmaya başladılar.Uzun ince örümcekler tapınak zeminine çarptıklarında iri ve kızgın bir hal alıyorlardı. Böcekler tiz sesleri ve bedeneri ile doluşuyorlardı.Krowaz dikildi ve asasını sallayarak öne doğru uzattı.
Akara'nın binlerce yıldır duymadığı ses konuştu, asanın uğursuz tek gözünden geliyor gibiydi.
`Akara'dedi tıpkı kabuslardaki bir ses gibi.Akara kendisini kıstıran ve ısıran yaratıkların saldırılarıyla eğilmiş, geri çekilmiş ve damarlarındaki ilahi kan donmuştu.
`Sen kimsin?'diye haykırdı Akara.Tapınağı dolduran acı feryat ve ağıtın yarattığı seler karmaşasında kendi sesini güçlükle duyuyordu.
`Hemen gel'dedi ses.
`Bu eski dostu hatırlamadın mı?.....'
KNIGHT ONLINE FOREVER'ın ilginç, sürükleyici, macera dolu hikayeleri Bölüm:4 `Ionia' ile devam ediyor! Krowaz neler planlıyor? Akara kimin sesini duydu? Gerisini, haftasonunda Krowaz'ın askerleri Moradon'u istila etmeye devam ederken öğrenebilirsiniz.Gözcüler, Krowaz'ın 21 Nisan Salı günü Knight Online Zamanı'na göre sabah saat 10:00'da başlamak üzere hazırladığı bir planı olduğunu söylüyorlar!
Bölüm: 5: İttifakKnight Online Forever: Bölüm 4'ün sonunda, Tanrıça Akara kendine korumak, göz kulak olmak için yepyeni bir dünya yaratmak konusunda Logos'u ikna etmişti. Ancak, Logos bu yeni dünyayı Akara'ya Carnac üzerindeki Tanrıça güçlerinden vazgeçmesi koşuluyla verdi. Akara bu yeni dünyaya Ionia adını verdi.
Bu olayları takiben, Ultima, yüzyıllardan beri Pathos-Cypher'ın dirilmesi ve bir bedene kavuşması için gerekli olan kraliyet asasını korumak için Bi-Frost'ta yaşadığını Carnac gezegenine açıkladı. Bu gezegen ve burada yaşayanlar, uzun yıllar boyunca Ultima'nın Carnac için bir tehdit olduğuna inandıysa da, şimdi bunun doğru olmadığını farkettiler.
şu anda, Pathos-Cypher'ı diriltmek isteyen Krowaz'a karşı Ultima'nın, bunu önlemek için her iki ırk, El Morad and Karus'un yardımına ihtiyacı var. Ultima, bu yeniden doğuşu önleyecek eski bir sihir olduğunun farkındadır ama bu sihiri yapmak için bir çok bileşen gerekmektedir. Ultima'nın bu bileşenleri toplamak için yardıma ihtiyacı olacaktır. Bu bileşenlerin hepsi bir araya toplandığında, yeni bir kraliyet asası yaratılacak....ve bu asa Pathos-Cypher'ın tekrar dirilişini önleyecek güce sahip olacak...!!!
Bölüm: 6: ValkyrieKarus ve El Morad, müttefik olması beklenmeyen iki halk...
Yüzyıllar boyunca Carnac'ın bu iki halkı birbirlerine savaş açıp durdular. Ama şimdi birbirlerinden çok daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıyalar. Krowaz kadim bir ayini başarıyla gerçekleştirerek Pathos Cypher'i ruhlar aleminden tekrar bizim dünyamıza getirdi.
Müttefik olması beklenmeyecek Ultima da Pathos Cypher ve Krowaz'ı defetmek üzere Karus ve El Morad'la güç birliği yaptı. Carnac halkının yardımıyla Ultima bütün topraklardan eski runelar topladı. Bütün bu toplanan güçlerin yardımıyla Ultima efsanevi Knight Kentaruaru'nun kayıp silah ve kalkanını kuşanacak eski büyüyü yaptı. Kentaurau daha once bu silahları kullanarak Pathos Cypher'i efsanevi bir savaşta alt etmiş ve kahraman savasçı aynı zamanda bu savaşta can vermişti.
Kentaurau'nun gücüyle dolmuş olan Ultima şimdi bütün yetenekli şövalyeleri savaşta kendine katılması için çağırıyor. Ancak Krowaz da Ultima'nın planından haberdar. Krowaz ve zombi ordusu bütün cephelerden ilerlemeye başladı bile.
Kim bu savaşın ilk kurşunlarını atacak? Ultima ve Carnac'ın müttefik güçleri mi? Yoksa Krowaz ve onun zombi ordusu mu?
Savaşa katıl ve bu sorunun cevabını Knight Online Forever: 6. Bölüm - "Valkyrie"'de kendin öğren!
Knight Online Forever 6. Bölüm 4 Ağustos'ta başlayacak ve 2 bölümden oluşacak! Birinci kısım bütün oyunculara açık. Premiumlu oyuncular Power Up Store'daki kayıt butonuna tıklayarak kaydolup ikinci kısma erişim sağlayacaklar. Bu buton önümüzdeki günler içerisinde Power Up Store'da beliricek.
Bu konuyla ilgili gelecek diğer haberler için
http://twitter.com/KnightOnline adresindeki Knight Online twitter sayfasını takip edin!
Bölüm: 7: KronosHiddetle kuvvetlenen kara bulutlar ve sürekli büyüyen fırtına aylardır öfkelenmişti. Mürekkep siyahı kütleler, kıtanın uzak kuzey doğu köşelerinin şekillenmeye başladığından beri bir kez olsun sağanağa girmeyen donuk dağlarının üzerinde bir alamet gibi asılmıştı. Ultima ve Krowaz'ın düşüşü gelen fırtınayı müjdeliyordu. Karla kaplı dağın tepesinde kurulmuş kadim bir tapınağın eski koridorlarından yokluğu taş duvarları sessiz bırakacak bir uğultu ile buz gibi bir rüzgar esti. Tapınağın merkezinde görünen uzun kule aşağıda karla kaplı toprakları adeta kesiyordu. Bir kaftanın başlığı sayesinde gizlenmiş kara gözler, her an alçalmaya hazır karanlık, sert bulutları berbat bir şekilde kutlarcasına gümbürdeyen göğe doğru çekildi.
'Efendinin dönüşünü duyurmak keyifli idi, değil mi?' diye alaycı, kadınsı bir sesi belirdi şeklin arkasında. Dini düşüncelere dalmış bakışı kesilmiş,kaftanlı adam döndü ve kendisi gibi aynı elbiselere sahip topluluk ile alay etti.
'çok zor. El Morad ve Karus evlatlarının Pathos Cypher'ın eninde sonunda dönecek olmasından haberdar olmaları sadece onlara korku salmak içindi.' diye yanıtladı adam neşeli bir şekilde diğerinin küstahca açıklamasını bastırır biçimde.
'şimdi mi gerçekten? çok da bir şey yapmışa benzemiyor. Krowaz'ın kendi diyarına kovulmasının üzernden sadece bir kaç ay geçti ama Carnac yaşayanları bunu hatırlayamıyor gibi.
Ikili birlikte bu konuda sert bir kahkaha atarak kulenin spiral şeklinde dar bir halde aşağıdaki tapınağa giden dar merdivenlerini iniyorlardı. Açıktaki hollerden ıslık çalarak esen rüzgarlardan kurtulmuş bir şekilde ikisi de başlıklarını cılız meşale ışığı altında çatışan derilerini ortaya çıkarmak için geriye meyilli bir durma getirdiler. Bir karus ve bir insan; kendi ve yurtlarını korkunç tek bir emel altında bir araya gelen pek çoğundan sadece ikisi...
'Açıkçası en azından bu kadar uzun bir arada duracaklarını düşünüştüm. Hala bunun onlara çok güven verdiğini düşünüyorum. Her krallıktan yöneticiler anıt ve hazine sandıkları hakkındaki o tatlı arbedelerine dayanamamıştır.' Karus kadını duvardan bir meşale alıp önündeki taştan yolu aydınlattı.
'Her şey harikulade. Durmak bilmeyen kaos her şeyi bizler için çok kolaylaştırdı.' diye kendinden emin bir cevap verdi adam.
Donmuş tapınağın derinlerde hazırlıklar yapılmaktaydı. Iki ırkın kaftanlı farklı yaş ve iman sahibi kişilerin hepsi önemli görevleri için acele ettiler. Tüm sıkı çalışmlarının meyvesi olan ayinlerinin gücünün zirvesine ulaşması için yapılması gereken çok şey vardı. Yenilen muhafız görevinin ne kadar da boşa olduğunu asla bilmemesine rağmen, Ultima'nın kendisini aylar önce kurban etmiş olmasından itibaren ki yorulmak bilmez çabalar değişmezdi. Kaftanlı bir çift, tahta kapı açıldığında her şeyi daha kötü yapan kan ve iğrenç büyücünün kokusuyla dolmuş saklı bir odanın dışında durmaya geldi. Içeride acınası bir görüntü vardı, küçücük hapis odasının karşı duvarında zincirlenmiş ve zayıf düşmüş bir adam. çevresinin az çok farkında gibi görünüyordu, gözlerini kırpmadan boşluğa bakarken büyülü işaretlerin sabit parlaklığı solgun yüzünü parlatıyordu. Bahtsız adam üzerinde kara büyülerini işleten bir grup büyücü durakladı ve içeri giren çifte dikkat verdi, üstünlerine boyun eğmek için işlerini kestiler.
Zincirli adama yaklaşarak boş boş gözlemleyen adam 'Kronos hiç de iyi görünmüyor öyle değil mi?' dedi. Boş bakışlarını çevirmek amacıyla eğilip Kronos'un çenesini tutması bile zayıf bir hırıldamadan başka bir tepkiye yol açmadı.
Aylarca karanlık bir tanrı ruhuna kanalize oldu ve ne kadar direndiğini gördün diye kıkır kıkır güldü büyücülerden biri. Fakat Karus kadının bir bakışıyla çabucak susturuldu..
Farketemz. Eiya bizde olduğuna göre artık kısa zamanda vücudu güçlenecek. Büyücüler son adım için her şeyin hazır olduğunu hemen doğruladılar. Sırıtan kaftanlı insan kat kat olan elbise koluna erişti ve manasız bir süsü çekti, merkezinde yumuşak, tatlı bir kıvılcım gibi, ışıldayan bir mücevherle aydınlanmasına rağmen sıradan gibi görünen bir kolye.
'Bunlardan birine sahip olmanın tahmin ettiğimden daha zor olacağını düşünüyordum aslında. Ultimanın şahsı tarafından verilen bir kolye...gücünden çok ufak bir parça...Bitfrostun sayısız asırlık enerjisine damladı...' Adam kolyeyi ışıkta havaya tutup parladığını görürken derin düşüncelere daldı. Onunla Ejderha Adalarında yapılan savaşta yanında olan her savaşçıya bunları verdiğini ve ahmakların da bunları attığını düşün... Ne öngörüsüzlük...ama farketmez. Bu çağırma büyüsünün beklenildiğinden daha hızlı olmasını sağlayacak.
Seremoni veya tereddütten uzak, adam Ultima'nın kolyesini Kronosun kafasının üzerinden örttü ve bir adım geriye gitti. önce bazı büyük görünümlerin olacağını düşündü, güçlü bir rüzgar esinitisi, parlayan bir ışık ya da enerji patlaması gibi herhangi bir şey ama hayır hiçbir şey. Kolyedeki değerli taş keskin bir sesle çatlayıp parçalar halinde taş zemine düşüp, odayı yalnızca ümitle soluyan müridlerin nefes sesleri duyulacak şekilde sessizliğe gömmeden önce biraz daha parlak bir hal aldı. Bir an için ayinin başarısızlığa uğradığı düşüncesine kapılarak birbirlerine emin olmayan bakışlar fırlattılar. Ama sadece o anlarda bunu hissettiler. Odadaki hava ani bir şekilde yoğun ve acılı bir hal aldı. Kronosun çöküntü hallinden yayılan inanılmaz zulmün hissiyatıyla ürperdiler.
Genç adamın başı haftalardır ilk defa kendi gücüyle bir yandan diğer yana nazik bir şekilde müridlere düşüncelerini yanısıtır şekilde sallandı. Bir defa parladı, zayıf gözleri sanki Carnac'ı lütfetmişe benzemeyen ürkütücü güce sahip bir bakışla morumsu ve parlaktı. Sert bir tebessüm çatlak dudakları ayırdı ve Pathos Cyphera konaklık eden Kronos, sessizce kıkırdadı, tapınağın üzerindeki fırtına bulutları dağ yamacından yankılanan kaygı verici bir fırtına gönderdi.
devam edecek...